Evrim teorisi hücrenin alt parçacıkları karşısında bile çaresizdir. Hücreyi oluşturan yüzlerce çeşit kompleks protein molekülünden bir tanesinin bile doğal şartlarda oluşması ihtimal dışıdır.
Proteinler, “amino asit” adı verilen daha küçük moleküllerin belli sayılarda ve çeşitlerde özel...
devamı
Evrim teorisi moleküler düzeyde de önemli bir açmazdadır. Amino asitlerin kökeni evrim teorisi tarafından hiçbir şekilde açıklanamamıştır. Proteinlerin kökeni ise, evrim açısından çok daha büyük bir sorundur.
Ancak, sorun yalnızca amino asit ve proteinlerle de sınırlı değildir; bunlar sadece bir...
devamı
Evrimciler, teorilerini destekleyecek bilimsel deliller bulma konusunda başarısız olsalar da, bir konuda oldukça başarılıdırlar: Propaganda. Bu propagandanın en önemli unsuru ise “rekonstrüksiyon” adı verilen sahte çizimlerdir.
Rekonstrüksiyon “yeniden inşa” demektir ve sadece bir kemik...
devamı
Hayatın kökeni konusunda evrimci kaynakların en çok itibar ettikleri çalışma ise, 1953 yılında Amerikalı araştırmacı Stanley Miller tarafından yapılan Miller Deneyi’dir. (Deney, Miller’in Chicago Üniversitesi’ndeki hocası Harold Urey’in katkısından dolayı “Urey-Miller Deneyi”...
devamı
70′li yıllarda, ilkel dünya atmosferinin içerdiği gazların amino asit sentezini imkansız kıldığının anlaşılması, kimyasal evrim teorisi için büyük bir darbe oldu. Stanley Miller, Sydney Fox, Cyril Ponnamperuma gibi evrimcilerin yıllar boyu yürüttüğü “ilkel atmosfer deneyleri”nin tümünün...
devamı
Recent Comments